Tarımsal mücadele nasıl yapılır?

Mantari hastalıklar
Göztaşı (bordo bulamacı)
İlk ilaçlama için bordo bulamacı hazırlama
İkinci ilaçlama için bordo bulamacı hazırlama
Üzümlerin kükürtlenmesi
Böceklerin sebep olduğu hastalıklar
İlaçların genel hazırlanma tekniği
Kış ilaçlaması
Bahar mücadelesi
İlk bahar ilaçlaması
İkinci bahar ilaçlaması
Armut akarına karşı mücadele
Yaz mücadelesi
ilaçlama hakkında genel bilgi

Bir bahçe çocuğa benzer. İyi bir bahçeniz olmasını istiyorsanız ona da bir çocuk gibi bakmanız gerekir. Çünkü o da çocuk gibi canlıdır. Nasıl çocuklarımızı vakti geldiğinde çocuk hastalıklarına karşı aşılatıyorsak bahçemizi de vakti geldiğinde ilaçlamalıyız veya ilaçlatmalıyız. Nasıl çocuğumuza dozundan fazla ilaç vermiyorsak, bitkilere de fazla dozda ilaç kullanmamalıyız.

Burada ilaçların ne zaman yapılacağına dair zaman verilmeyekcektir. Çünkü ilaçlama zamanı bahçenizin bulunduğu bölgeye, şehire, hatta güneye bakan yamaçta veya kuzeye bakan yamaçta olmasına göre farklılıklar gösterir. Bu nedenle "gözler şiştiğinde, çiçeklerin renkli yapraklarının çoğu döküldüğünde, asma sürgünleri bir karış olduğunda, çiçekten sonra üzüm taneleri saçma tanesi kadar olduğunda" gibi ifadeler kullanılacaktır. Siz kendiniz ağaçlarınızı gözlemliyerek ilaçlama zamanına karar vereceksiniz.

İlaçlama denince insanların aklına tarım ilaçları satan yerledeki yabancı isimli envai çeşit ilaçlar gelir ve bunları öğrenmenin çok zor oluduğu düşünülür. Çoğu kişi ne yapacağını bilemez. İlacın kutusunun üstünde ne işe yaradığı ve nasıl kullanılacağı yazılı olsada temel bilgisi olmadığından pek anlayamaz. Hatta nasıl kullanacağını satıcı anlatsa da babadan kalma eski bigileri de kafasında karıştırarak ılacı yanlış kullanır. Örneğin: Böcekleri öldürmek için göztaşı yapar. Bir türlü de böçeklerden kurtulamaz. Çünkü göztaşı böceklerden ziyada mantari hastalıklara karşı kullanılır.

Öyle ise önce bitki hastalıklarını tanıyalım. Düşünüldüğü kadar öyle çok bitki hastalığı yoktur. İki çeşit bitki hastalığı vardır.

A) Mantari hastalıklar (Fungustik ilaçlarla tedevi edilirler.)

B) Böceklerin meydana getirdiği hastalıklar. (Insektisit ilaçlarlar tedevi edilirler.)

A) Mantari hastalıklar

Mantari hastalıklar genelde bizim bildiğimiz yiyeceklerde olduğu gibi bir nevi küftür. Bular bitkilerde oluştuğunda kara leke veya külleme adı altında anılırlar. Elma, armut, ceviz, şeftali......vs... gibi bitkilerin daha ziyade yapralarında veya meyvalarında kahverengi lekeler halide oluşurlar. Yapraklar zamanla sararıp dökülür. Meyvalar deforme olur, ağır vakalarda hastalığın olduğu yer şertleşir ve çatlar. Güllerde yapraklarda kahverengi benekler oluşur veya yapraklar pamukcuk gibi beyazlaşırlar.

Mantari hastalıklara karşı kullanılacak ilaçların genel adı: FUNGUSTIK olarak tanınır. Firmalar bunları çeşitli isimler altında piyasaya sürebilirler. Farketmez, yeterki üstünde fungustik yazsın. Satıcılarda bunların adları aşağıdaki gibidir. Göztaşı, Karaleke ilacı, Külleme ilacı, aktif kükürt .

Fungustik ilaçları yaptıktan sonra üşenip nasıl olsa ilaç ilaçdır diye böcekleri öldürmesini beklemeyin. Böceklerden kurtulmak için muhakkak insektisit ilaçlar kulanmalısınız. (geri dön)

Göztaşı (Bordo bulamacı ): Bulamaç göztaşı ve kireç karışımından oluşur. Tomurcuklar patlamadan önce ve Çiçekler döküldükten sonra olmak üzere iki defa yapılır.

1) ilk ilaçlama için borda bulamacı hazırlama: İlk defa baharda gözler şiştiği zaman yapılır. Yüz litre suya 5(beş) kilo göztaşı ve 500(beşyüz)gram yanmamış kireç (veya 1000 gram sönmüş kireç) kullanılır.
İlk önce bir kovanın içinde 500 gram yanmamış kireç söndürülür . Bundan sonra kovaya ilaçlama deposunun 2/3 ü kadar su doludurularak ince badana haline getirildikten sonra bu inceltilmiş kireçli suyun tamamı ince bir süzgeçten geçirilerek ilaçlama deposuna konur.
Göztaşı bir tülbente konur ve ilaçlama deposunun 1/3 i kadar sıcak su bulunan plastik bir kapta, batırıp çıkararak eritilir. Eriyen göztaşı yine süzülerek ilaçlama deposundaki kireçli eriyiğin içine iyice karıştırarak dökülür.

İlaçlama deposunun içine ilk önce badana şeklindeki kireçli su dökülür. Onun üstüne eritilmiş göztaşı dökülür. Bu sıraya kesinlikle uyulmalıdır ve bu karışımın içine asla başka bir madde karışmasına izin verilmemelidir. Aksi halde hazırlanan ilaç etkisiz hale gelir. Usulünce hazırlanan ilaç, tepeden toprağa kadar bitkilerin değmedik yeri kalmayacak şekilde atılmalıdır. (geri dön)

2) ikinci ilaçlama için bordo bulamacı hazırlama; Borda bulamacı ikinci defa meyva çiçeklerindeki taç yaprakları 2/3 ü (çoğunluğu) döküldüğünde , yani meyvalar gömlekte iken, atılır. Burada önemli olan göztaşı oranının düşürülmesidir. Çünkü göztaşının altı saatlik yakma etkisi vardır. Artık yapraklar ve çicekler açıkta olduğundan fazla miktardaki göztaşı bunları yakar ve dökülmelerine sebep olur. Bu yüzden yüz litere suya bu dönemde 1(bir) kilo göztaşı eritilerek konur. Gerisi ilk ilaçlamadakinin aynısı yapılır.

İlk ilaçlama ağaçlar yaprasızken yapıldığından bahçenin bütün ağaçlarına aynı zamanda yapılabilir. İkinci ise her ağacın yeşerme ve çiçek açma zamanı değişik oluduğundan bütün ağaçlara aynı zamanda bordo bulamacı atamazsınız. Her ağacın çiçek açma ve gömleğe girme dönemini takip edip onlara o zaman ikinci ilaçlamayı yapmalısınız.

Yukarıda anlatıldığı gibi kendiniz de hazırlayabileceğiniz gibi piyasada paket içinde kullanıma hazır şekilde satılan göztaşı doğrudan suya katılarak bahçedeki bütün bitkilere atılır. Her hangi bir işlem yapmaya gerek yoktur.

Ağaçlar iyice yapraklanıp meyvalar büyüdükten sonra bordo bulamacı yapılması tavsiye edilmez. Çünkü bordo bulamacı lekeleri yaprak ve meyvalardan bir daha çıkmaz. (geri dön)

üzümlerin kükürtlenmesi

Üzüm asmalarında sam veya külleme diye bilinen mantari hastalık için çok eskilerden de bilindiği gibi aktif kükürt kullanılır. İlkbaharda asma sürgünleri bir karış uzadığında 1) ilk kükürtleme yapılır. 2) ikinci kükürtleme üzüm çiçekleri dökülüp meyvaları saçma tanesi kadar olduğunda, 3) üçüncü kükürtleme ise üzümlere alaca düştüğünde yapılır.

Yukarıda anlatılanlar sizin için zor ve meşakkatli olabilir. Bu nedenle Zirai mücadele ilacı satan firmalarda kimyasal olarak hazırlanmış fungustik ilaçlar vardır. Üzerinde yazılı firma isimleri önemli değildir. Karaleke, Külleme hastalıklarına karşı kullanılan ilaçlardan alın ve yukarıda belirtildiği zamanlarda bitkilerinize mutlaka atın. Aynı işi görürler. Yalnız bu kimyasallar belli aralıklala tekrar tekrar atılması gerekebilir. Kutu üzerindeki açıklamaları iyi okuyun ve zamanını geçirmeyin. Aldığınız karaleke ve külleme ilacının kutusunda fungustik yazısı bulunmasına dikkat edin. Bu kimyasalları başka ilaçlarla da karıştırıp kullanabilme imkanı olabilir. (geri dön)

 

B) Böceklerin meydana getirdiği hastalıklar.

Doğada bildiğimiz veya bilmediğimiz bir çok böcek cinsi vardır. Bunlar bitkilerin üzerinde yaşarlar ve onlardan beslenirler. Bu arada da bitkilerin üremelerine yardımcı olurlar. Bahçemizde belli oranda olmaları faydalı, haddinden fazla olmaları zararlıdır. Bu nedenle tarımsal mücadele yapılırken bu canlılar tamamen ortadan kaldırmaya çalışılmaz. İstenilenden fazla çoğalmaları kontrol altına alınmaya çalışılır. Bitkilerimizi bu zararlılardan korumak için genel adı insektisit olan ilaçlardan faydalanırız. Piyasada toz veya sıvı şekilde bulunurlar. Toz şekilde olanlarını tavsiye ederim. Çünkü saklanması ve kullanımı daha kolaydır. Sıvı olanları kışın saklama sorunu vardır. Soğuktan donduğunda bozulur ve etkisini kaybeder. Toz olanları daha uzun süre etkilerini kaybetmeden saklanıp kullanılabilirler, Donma tehlikesi yoktur. Toz olsun, sıvı olsun aynı şekilde hazırlanır ve kullanılırlar. Firmaların koyduğu ilaç isimlerine takılmayın. İnsektisit insektisittir. Yalnız aktif maddesi fazla olan olur, az olan olur. Örneğin: %15 lik, %20 lik, %30 luk, %40 lık gibi. Farkları fiyatları ve kullanılan miktarlarıdır. Ucuzundan çok, pahalısından az kullanılır. Hepsi aynı hesaba gelirler.

Genelde böcek ilaçları sulandırılıp atıldıktan sonra 15-20 gün etkili olurlar. Bu süre sonunda kimyasal birleşimi bozulduğundan böceklere ve insanlara karşı zararlı etkileri kalmaz. Eğer bahçemizin çevresinde bakımsız ve böcekli bahçeler varsa dışarıdan gelecek böceklerden korunmak için ilacın her 15 günde bir tekrarlanması gerekir. Böyle bir tehlike yoksa bahar mücadelesinden sonra zaman zaman (haftada bir gibi) bahçe sabah ve akşam serinliğinde gezilerek dikkatlice kontrol edilir. Yeni sürgünlerde yaprak bitleri tespit edildiğinde veya dallar sallandığında yoğun bir şekilde kelebek uçuşları gözlendiğinde derhal uygun ilaçlama yapılır. Aksi halde zahmet çekip ilaç yapmaya gerek yoktur. Meyvalar irileştiğinde ve hasat yaklaştığında mümkün olduğu kadar ilaçlamadan kaçınılmadır

Zirai ilaçlar zaman içinde etki edeceğinden yapılır yapılmaz bütün böcekler ölmezler. Yapıldığından itibaren on beş içinde bitkide bulunanları öldürdüğü gibi dışarıdan gelenleri de öldürür. Yalnız bazıları ilaç yapar yapmaz böceklerin öleceğini sandıklarından kısa zamanda tekrar tekrar ilaç yaparak bitkilere zarar verirler. Hatta bazan meyvalar yenmez hale gelirler.

Yağmur yağarken ilaç yapılmaz diye bilinir. Bunu biraz açalım. Bardaktan boşanırcasına yağarken yapılmaz, ciseliyorsa yapmaya devam edilir. Hatta hafif yağmur daha iyi olur. İlacın değmediği yerlerede bulaşmasını sağlar. Baharda zaten her gün yağmur yağar. Yağmursuz gün beklenirken ilaç yapmadan yaz gelir ve böcekler bahçeyi öyle sarar ki başa çıkmanız imkansızlaşır.
İlaç yaptıktan sonra iki saat içinde bardaktan boşanırcasına yağmur yağmış ve ağaçlar yıkanmışsa ilaçlama tekrarlanmak zorundadır. (geri dön)

İlaçların genel hazırlanma tekniği:

Toz olsun, sıvı olsun tarım ilaçlarını su bulunan bir kabın veya deponun içine asla doğrudan dökmeyin. Bu durumda ilaçlar su ile istenilen şekilde karışmazlar ve ilaçlamadan randıman alamazsınız. Yapacağınız ilaçlamanın miktarına göre (20 litre, 30 litre, 40 litre gibi) ilaç miktarı tespit edilir. Bir veya iki litre hacminde bir plastik kap içine konulan uygun miktardaki toz veya sıvı ilaçın üstüne su bir ağaç parçası ile karıştırarak dökülür. Elde edilen karışım içinde bir kaç litre temiz su olan ilaçlama deposuna dökülür. ilaçlama deposunun üstünde kalan boşluk önceden tespit ettiğimiz oranda temiz suyla doldurulur ve bir dal parçası ile karıştırılır. İlaç ve su oranına kesinlikle uyulmalıdır. Ölçüsüz el yordamı, göz kararı ilaç hazırlanmamalıdır. Aksi halde yapacağımız ilaç ya zararlı olur veya etki etmez. İlaçlama deposuna koyacağınız ilaçları veya suları süzgeçten geçirerek koyarsanız ilaçlama esnasında ikide bir memeye pislik tıkanıp sıkıntı çekmenizi önlemiş olursunuz. (geri dön)

Kış ilaçlaması:

Adından da anlaşılacağı üzere kışın yapılan bir ilaçlamadır. İlaçlama yapılmadan ağaçların fazla dalları budanmış ve gövdedeki çürük kabukların alınmış olması gerekir. Hava sıcaklığı ilaçlama yapılırken ve yapıldıktan sonra en az iki saat artı on derecenin üstünde olmalıdır. Böçeklerin yumurtalarına etki ederek öldürür. Bu dönemde zaten ağaçlar yapraksız ve çıplaktır. Dallar ve gövdeler ilaç değmedik yer kalmayaçak şekilde ilaçlanır. Böylece baharda böceklerin patlama şeklinde çoğalmaları kontrol altına alınmış olur. (geri dön)

Bahar mücadelesi

Baharda havalar ısınıp tomurcukların patlamasıyla yapraklar fare kulağı kadar olunca bahar mücadelesi başlar. Daha ziyade karma ilaçlama yapılmalıdır. Çünkü her böceği öldüren bir böcek ilaçı yoktur. Bu nedenle çeşitli zararlılara etikili karışabilen ilaçları bir kapta eriterek uygun su miktarıyla karıştırıp Ağaçlara atarız.

İlk bahar ilaçlaması: Tomurcuklar patlayıpta yapraklar fare kulağı büyüklüğüne geldiğinde yaprak biti ve yaprak büken zararlılarına karşı ilaçların karışımı yapılır. Yaprak büken ilacı yaprak bitlerine karşı pek etkili olamaz. Yaprak bitlerine karşı toz halindeki yaprak biti ilacı kullanmanızı öneririm. Çünkü sıvı yaprak biti ilaçları kesin çözüm getirmemektedir. Bunun sebebi ise sıvı ilaçlar dokunmatiktir. Yanı böcek ilaçla temas edecek ki etki etsin. Halbuki yaprak bitleri daha ziyade yaprak altlarında ve kuytu yerlerde bulunurlar. Toz ilaçlarsa yaprağın bünyesine girer ve özsuyunu emen bitleri öldürür.

İkinci bahar ilaçlaması: Bahar sonuna doğru havalar hızla ısındığından ağaçların yaprakları gelişir, meyvalar fındık gibi irilerşirler. Bu dönemde yaprak bitlerine, yaprak bükenlere, iç kurduna ve kırmızı örümceğe karşı kullanılacak ilaçları karma olarak atmak gerekir. Bu karışımı bahçedeki bütün ağaçlara ve sebzelere, hatta yabani otlara bile atılması gerekir. Çünkü böcekler bahçede kendilerine yaşam alanı bulduklarında, orada çoğalıp bütün bahçeye yayılırlar. (geri dön)

Armut akarına karşı mücadele: Armutlara musallat olan bu hastalık yaprak ve meyvaları yapışkan bir sıvı ile kapatır. Buna sebep olan gözle görülemeyen bir böcektir. Bu bulaşıcı şerbeti yıkamadan yapılan ilaçlamalar etkisiz kalır. Bu nedenle havalar ısınıpta tomurcuklar patladıktan sonra hastalık belirsin veya belirmesin armut ağacı hortumla yıkanarak bu bulaşıcı şerbetten temizlendikten sonra ilaç yapmaya geçilir. (Çiçek tomorcukları açıkken bu ilaçlama yapılmaz! ya çiçekten önce yada çiçekten sonra.). Bunun için satıcıdan aldığınız ilaç yalnız armut için hazırlanmalıdır. Çünkü normal dozda yapılan ilaçlama etkili olmamaktadır. Bir ölçü verecek olursak: Yirmi litrelik bir depoya 60 cc ilaç kullanılmalıdır. Bu hazırlanan karışım yalnızca armutlar için kullanılmalıdır. Bu on gün arayla üç defa tekrarlanmalıdır. Hastalık geçti veya yeterli diye yarıda kesilmeden üç dafa tamamlanmalıdır. Sonra yaz ortasında hastalık tekrarladığında bunun tedavi etmeniz mümkün olmaz. Yüksek dozda ilaç kullanıncada meyvalar yenmez hale gelir.

Yaz mücadelesi

Bahar ilaçlaması gereği gibi yapıldığında yazın pek sonrun çıkmaz. Bahçe zaman zaman (haftada bir gibi) sabah veya akşam serinliğinde gezilerek dikkatlice kontrol edilir. Yeni sürgünlerde yaprak bitleri tespit edildiğinde, yapraklarda noktalar halinde sararmalar, aşırı derecede tozlanmalar, yaprak altlarında ince örümcek ağı görüldüğünde veya dallar sallandığında yoğun bir şekilde kelebek uçuşları gözlendiğinde derhal uygun ilaçlama yapılır.

Yaprak bitleri: Bu mevsimde yer yer taze sürgünlerde görülebilir. Görülen yerlere kısmı ilaçlama yapmak suretiyle önlenebilir. Eğer tespitte gecikilmişte bütün bahçeye yayılmışsa bütün bahçe yaprak biti ilacı ile ilaçlanır.

Kırmızı örümcek: Yapraklarda noktalar halinde sararmalar başladığında bir büyüteçle yaprağa bakılınca yapraktaki küçük böcekler görülürler. Derhal kırmızı örümcek ilacı uygulamaya geçmelidir. Aksi halde aşırı derecede tozlanmalar, yaprak altlarında ince örümcek ağı oluştuğunda tozların ve ağların temizlenmesi gerekir. Zira ilaç tozdan ve ağdan etkili olamaz. Kırmızı örümcek ilacı yedi gün arayla üç defa atılmalıdır. Çünkü birinci ilaçlamada bu böceklerin aktif olarak yaşayanları ölürler. İlaç yumurtalara etki etmez. Böceğin yedi günlük kuluçka dönemi vardır. İkinci ilaçlamada yedi gün sonra ilacın etkisi olmayacağından yedi günü dolan yumurtadan çıkacak böcekler tahribata devem edecektir. Üçüncü ilaçlamada kalan yumurtalar açılınca çıkan böcekler öleceğinden mücadelemiz başarıya ulaşacaktır.

İç kurdu: Bahçe zaman zaman (haftada bir gibi) sabah veya akşam serinliğinde gezilerek dikkatlice kontrol edilir. Meyvalarda delinmeler olup olmadığına bakılır. Fazla miktarda delinmeler varsa veya dallar sallandığında yoğun bir şekilde kelebek uçtuğu görülürse derhal iç kurdu ilacı atılmalıdır. Kurtcuklar meyvayı delip içeri girdikden sonra ilaç onlara etki edemez. Meyvalar kurtlanır ve dökülmeye başlarlar. (geri dön)

İlaçlama hakkında genel bilgi

Genelde ilaçlama denince akla gelen, bol ilaç kullanarak bütün zararlıları yok etme şeklindedir. Halbuki zirai mücadele bütün zararlıları ortadan kaldırmak için yapılmaz. Bitkilerimize zarar veren böçekler aynı zamanda onların çiçeklerini tozlaşatırarak bol ürün vermelerini sağlarlar. Yani onların belirli bir oranda olmaları çiçeklerimiz ve bitkilerimiz için gerekli ve faydalıdır.İlaçlamada amaç tamamen yok etmek değil, baskı ve kontrol altında tutmaktır. Bundan başka aşırı ilaç kullanıldığında hem doğa kirlenir, hem de kullanılan aşırı ilaçlar insan sağlığını tehdit eder. Yani bizlere de zarar verir.

O halde ilaçlamayı bilinçli ve zamanında yapmalı, gereğinden çok ilaç kullanılmamalı.

İlaçlamada dikkat edilecek hususlar

1- İlaç prospestüsleri dikkatlice okunmalı ve aşırı dozda ilaç kullanılmamalı. Zaten aşırı dozda bitkiler ya kavrulurlar ya da yanarlar. Bu nedenle kendimiz bitkilerimizin gelişmelirini geriletiriz veya kuruturuz. Aynı zamanda kendi sağlığımızı da tehlikeye atarız. Aşırı doz kullanımının sebepleri: Bilgisizlik, tatminsizlik veya tembellik.

Bilgisizlik: İlaç hakkında hiç bir araştırma yapmadan, tavsiyeleri dikkate almadan, göz kararı el yordamı kullanmalar. İlacın nasıl etki ettiğini bilmediğinden ilaçlamadan sonra bitkilerin üstüneki zararlıların hala ölmeden orada durduğunu görünce dozu katbe kat artırarak ilaçlamaya devam eder. Halbuki ilaçlar zararlıları kurşunla vurmuş gibi öldürmezler. Zaman içinde etkilerini göstererek öldürürler ve etkileri on ila onbeş gün devam eder. Bitkinin üstündekileri öldürdükleri gibi etkili süreleri içinde sonradan gelenleri de öldürürler.

Tatminsizlik: Genelde ilaçlar bir tenekeye 5 gr - 10 gr - 15 gr - 20 gr gibi çok az miktarlada kullanılması gerekir. Kullanıcı bu miktarları ölçeğin içine koyduğunda gözüne çok az görünür ve iki veya üç katı kadar koyarak kendini tatmin eder.

Tembellik: İlaçlama oldukça zahmetli bir iştir. Bu nedenle ilacı bol koyayım da haşaratın hepsi ölsün, bir daha iş çıkmasın düşüncesiyle yüksek dozda ilaç kullanırlar. Tabi evdeki hesap pazara uymadığından onların bahçelerinde daha fazla böçek olur. Kendilerinin ilacı usulünce yapmadıklarını göz ardı ederek, suçu ilaca veya satan firmalara bulurlar. İlaçların etkili olmadığından yakınırlar.

2- Esas mücadele baharda havalar ısındığında başlar. Zararlılar yumurtalarından çıkarak etrafa yayılırlar. İşte bu dönemde daha çoğalmaya fırsat vermeden müçadeleye başlayarak istenmeyen derecede çoğalmalarını önlemek gerekir. Büyüyüp çoğaldıktan sonra ilaçlara karşı direnç kazanırlar ve ilaçların etki edemeyeceği yerlere yerleştiklerinde bir daha onlarla başa çıkamayız..

3- İlaç mümkün olduğu kadar pülvarize edilmeli, yani ilaç fiskiyesinden toz halinde fışkırmalı. Daima rüzgar arkaya alınarak fiskiye ağacın tepesinden aşağıya ve aşağıdan yukarıya doğru hareket ettirilmeli. Böylece ağaç etrafında döne döne ilaçlanmalı. Agacın her tarafına ilacın değmesi sağlanmalıdir. Fiskiye yukarıdan aşağıya gelirken yaprakların ve dalların üstlerini, aşağıdan yukarıya çıkarken de yaprakların ve dalların altlarını ilaçlamış olur. İlaçlayıcı aynı yerde uzun süre durmamalı ve daima hareket halinde olmalı ve yapraklardan ilaçın şipir şipir akmasına sebebiyet vermemelidir. Aksi halde hem daha fazla zaman harcanır hem de daha fazla ilaç harcanır. Yani ilaç ağaca bir zar gibi atılmalıdır. Aksi halde çevre fazlasıyla kirlenmiş olur.

4- Havalar ısındığında iyi bir mücadele yapıldığında artık yazın zararlılar görüldüğünde ilaçlama yapılır. Örneğin: Dikatli bir bahcıvan devamlı İç kurdu ilaçı yapmaya gerek görmez. Sabah veya akşam serinliğinde ağaçların dallarını salladığında bir kaç kelebek kaçıştığı görülürse ilaca gerek yoktur. Eger pek çok kelebek kaçışıyorsa mutlaka iç kurdu ilacı yapılmalıdır.

5- Yukarıda görüldüğü gibi her hangi bir ilaç ismi tavsiye etmedim. Çünkü söyleyeceğim isimdeki ilaçlar ya sizin şehirdeki firmalar tarafından getirtilmiyordur ya da o isimdeki ilaç piyasadan kalmış olabilir. En iyisi siz kendi ilaçcınıza güvenin ve onun tavsiyelerine uyun.

6- Şunu aklınızdan çıkarmayın: Çok ilaçlama yapmakla çok iyi ürün alınır diye bir kural yoktur. Zamanında yapılacak bir mücadele size başarı getirecektir. Aşırı ilaç atarak kendinizi ve çevrenizi zehirlemeyin. (geri dön)